Büyük ders ' Korona '

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını ile birlikte vücudumuz için olmazsa olmaz olan temel gıdaların önemi katbekat artmıştır... Editörümüz Yiğitcan Günenç yazdı.

Büyük ders ' Korona '
30 Ağustos 2020 - 17:58

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını ile birlikte vücudumuz için olmazsa olmaz olan temel gıdaların önemi kat ve kat artmıştır. Salgından korunmak için gıda sektörü ile birlikte ilaç sektörü de büyük önem kazanmıştır. Tüm insanlık, marketlere ve eczanelere akın ederek bu süreçte vücudunun ihtiyaçlarına bin kat daha önem vermiştir. İlaç sektörü ile gıda sektörü muazzam bir hasılat elde etmiştir. Özellikle de virüs için aşı bulunması konusunda tüm dünya seferber olurken vücudu dış etkenlerden koruyan bağışıklık sistemini güçlendirici ve antioksidan içeren bu besinler değer kazanmış ve hâl böyle olunca da bir hayli pahalanmıştır. Zorlu salgın döneminde toplumun ihtiyacı olan besinleri daha pahalı piyasaya süren fırsatçı acizler için bu dönem adetâ bayram olmuştur. Seferberlik olması gereken bu süreçte Koronavirüsten bile daha tehlikeli olan bu âciz mahlukların fütursuzca fiyat yükseltmesine tüm insanlık şahit olmuştur. 


Koronavirüs; bağışıklık sistemi zayıf, kronik rahatsızlığı bulunan, astım ya da solunum rahatsızlığı olan ve tüm yaşlı insanlar için oldukça tehlike arz ettiği herkes tarafından bilinmektedir. Bağışıklık sistemi güçlü olan genç, dinamik ve herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan insanlar, virüsü kapsa dahi hızlı bir şekilde atlattığı görülmektedir. Bu nedenle mutasyona uğrayan, bilinmeyen gizli Eller tarafından üretildiği aşikar olan bu virüs, yeni dünya düzeninde yaşlı nüfusu azaltmak, kronik rahatsızlığı bulunan sağlıksız insanların azalmasını sağlamak ve genç nüfusun ilerleyen yıllarda sayısının çoğalması adına gelecek için düşünülmüş bir proje olduğu kesindir. Tabii ki delil olmadan hiçbir şey kesinlik ifade etmese de Koronavirüsün ilk yayıldığı Çin'in Wuhan eyaletinde bizzat virüsü kapmış insanların her yere kasıtlı bir şekilde temas ederek yolda yürüyen insanlara tükürüp bulaştırmaya çalıştığı görüntüler de bunu kanıtlar niteliktedir. 

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için ise mutlaka uygulamamız gereken 3 kural vardır: 
  • 1- Bol bol su tüketmek 
  • 2- Düzenli uyumak
  • 3- Bol bol meyve ve sebze tüketmek 

Bu 3 Kural bağışıklık sisteminin korunması için olmazsa olmazımızdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı A vitamini de güçlü bir antioksidandır bu besinler hastalıklardan korunmak için oldukça faydalıdır. özellikle A vitamini, göz hastalıkları ve kanserle mücadelede  büyük önem taşımaktadır. Havuç, ciğer, balık gibi besinlerde yüksek miktarda A vitamini bulunur. E vitamini de içeren fındık, badem, ceviz gibi yağlı ve kuru baklagiller ile yeşil yapraklı sebzeler güçlü bir antioksidandır. Herkesin mutlaka vücudunda eksikliğini hissettiği B12 vitamini de günlük mutlaka tüketmemiz gereken; kalbe, cilde, saça, enerjimize ve ruh halimize de oldukça faydalı bir vitamindir. Hatta depresyona da iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Et, balık, süt, yumurta gibi besinler de yüksek oranda B12 vitamini bulunur. Mandalina, portakal, yeşil biber, limon, kuşburnu gibi besinlerde yüksek miktarda C vitamini vardır. Hastalıklar karşısında bizi ayakta tutan özellikle de kışın mutlaka tüketmemiz gereken vitaminlerin başında C vitamini gelir. Bağışıklık sistemimizin olmazsa olmazı olan D vitamini ise herkesin bildiği gibi Güneş ışınlarında da bulunur. Uzmanlar, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek adına yeri geldiğinde güneşlenmeyi tavsiye etmektedir. Süt, ayran, yoğurt, ton balığı, uskumru, karaciğer, yumurta sarısında da oldukça yoğun olarak bulunan D vitamini vücudun bağışıklık sistemini ve kemik yapısını güçlendirir, insülin direncinde ve depresyonun önlenmesinde de büyük katkı sağlar. Antikanser özelliğe de sahiptir. Bu besinler arasında özellikte salgın döneminde, fiyatı artan sarımsak gelmektedir. Sarımsak güçlü bir antioksidandır. Özellikle kanseri önleyen, kan şekerini düşüren ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir besindir. Çin'de yapılan bir araştırmada haftada iki kez sarımsak çiğnemenin kansere yakalanma riskini yarı yarıya azalttığı tespit edilmiştir. Zaten günlük yaşamımızda sağlığımız için değerli olan bu besinlerin değeri, salgın döneminde oldukça önem kazanmıştır. İnsanlar zaten tüketmesi gereken bu besinlere daha çok yönelmiş, salgını atlatsak dahi sağlığın her şeyin başı olduğunu, malın da mülkün de geçiciliğini, sağlık olmadan nefsin bir hiç olduğunu bu virüs tüm insanlığa büyük bir ders vermiştir. Salgın elbet bitecek, geride bıraktığı enkaz ise oldukça derin olacağı kesin. Esen kalmanız dileğiyle...

Göktürkler Haber Merkezi / Yiğitcan Günenç

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum